Tüm dünyada bir asrı aşkın zamandır tüketilen fosil yakıtlar, egzoz gazı ve arabaların motor sıcaklıkları doğanın dengesini bozdu.
Üç aydır başımdan geçenleri sizlere paylaşmak isterim;
Bu sene Şubat ayının ortasında battaniyeyi kaldırmış üç gün sonra yeniden bürünmek zorunda kalmıştım. Mart ayının sonlarına doğru azıcık bir ısınma görünce battaniyeyi tozlu rafına yeniden kaldırmış ve ona yine ihanet etmiştim. Sonra aniden hava yine soğuyunca battaniyeyi yeniden kucaklamış ve yine buluşmuştuk. Tabi üçüncü dalga daha vahim… Çarşıya inmiştim, üstümde kısa kollu penye, gözlerde de güneş gözlüğü, “tamam dedim artık yaz geldi” öğleden sonra hava o kadar soğudu ki çarşıdan eve nasıl gideceğimi bilemedim. Koşaradım hızlıca eve geçtim, dolapta tozlanmış olan kışlık montu üstüme çektim ki anca öyle dışarıya çıkabildim. Malumunuz sokağa çıkma yasakları sebebiyle #EvdeKal (evde çıldır desek daha iyi olur) tavsiyelerine insanlık adına uymak zorundaydık ve hep beraber evdeyiz. Şu an yaşadığım durum nedir diye soracak olursanız; Elektrikli battaniyeyi altıma serdim çok üşüyünce açıyorum. Üstüme de yeniden battaniye ve kalın yorgan çektim. Hatta daha da abartıp kazak ve hırkayı tozlu raflardan çıkardım, başıma da karda dahi zor kullandığım yün şapkayı giydim, baktım ki anca ısınmışım… Şimdilik böyle o ısıtıcı dostlarla devam…
Ana konumuza devam edecek olursak;
Dünyanın dengesini bozan insanoğludur. Her gün trilyonlarca litre fosil yakıt kullanımı ve bu sebepten ötürü atmosfere salınan egzoz gazı #Pandemi yüzünden aniden kesilince Dünyamızın tepkimesi çok farklı oldu. Bir asrı aşkın zamandır bu kötülüğe karşı aşırı bir savunma yapmak zorunda kalan ekolojik denge ani değişime uğradı. Çok öncesine bakıldığında bu gün anormal görülen aslında normal olandır. Aslına bakacak olursak; Dünyamız mikroplarından arınıyor ve normale dönüyor yani normali bu...
Güneş soğuk ve uyku halinde diyorlar. Oysaki doğa, kendi ekolojik dengesine hiç bu kadar yakın olmamıştı. Aşırı sıcakta yeryüzü üzerinde buhara benzer gölgelenmeler görürüz. Mevsim normallerinin dışında görülen buharlanma benzeri bu gölgelenmelerin en büyük sebebi fosil yakıtların ekolojik dengeye verdiği zararlardır. Bir örnek vermek gerekirse; Buna benzer etkenler atmosferimize gözlük etkisi yapıyor olsun, şu an o gözlükler takılı değil. Yani şu an ki her şey Dünya'nın sera etkisinden kurtulmasına ve hızlıca soğumasına sebep oluyor. Hatırlayanlar bilirler, ilköğretim Fen bilgisi dersinde güneşi büyüteç ile yakınlaştırıp çoğumuz kâğıt yakmışızdır…
Birde kendi bedeninizin ekolojik yapısından örnek verelim… Her gün aşırı şeker tüketen elli yaşlarda biri olun ve aniden şekeri hayatınızdan çıkarın. Bedeninizin ne hale düşeceğini aklınızla hayal dahi edemezsiniz. Oysaki o kadar şekere bedeninizin ihtiyacı yoktu. Bu örnek aşırı hızlı bir şekilde normalleşmenin bir benzetilmesiydi…
Dünya, kendi ekolojik dengesini bizim ona verdiğimiz zararlara göre kurdu. Bir asrı aşkın zamandır devam eden bu denge birdenbire değişince uzaya bakınca güneşte soğur yıldızlarda... Ama günaydın, artık dünya gözlüğünü de lensini de çıkardı ve normal olan haline en hızlı şekilde kavuştu. Yazımız küçük bir konunun sürekli tekrarı gibi anlaşılsa da öyle olmamakla beraber durum özeti verelim;
Dünya, anormal halinden normal haline anormal bir şekilde hızlıca gidiyor…
Eğer insanoğlu yüzyıl evvel küresel sıcaklıkların geleceğini anlatan uzmanların sözünü dinlemiş olsaydı önümüzdeki günleri küresel soğuma korkusuyla değil küresel normalleşme mutluluğu ile karşılayacaktı.
İşte medeniyet, işte gelişim, işte teknoloji... yorum sizin