Kubilay Ersan AKKANAT

Tarih: 28.10.2020 14:20

29 Ekim üzerine,

Facebook Twitter Linked-in

Cumhuriyetimizin 97. yaşını kutladığımız bu kutlu günlerde, bu yazı tüm Türk gençliğine ışık olmalıdır.

 

Öncelikle Ulu Önder Atatürk'den iki alıntı yapmak istiyorum.

“Siz genç arkadaşlar, yorulmadan beni takibe ahdetmişsiniz. İşte ben bu sözden çok duygulandım. Yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz. 


Fakat arkadaşlar, yorulmamak ne demek? Elbette yorulacaksınız. Benim sizden istediğim şey yorulmamak değil, yorulduğunuz zaman dahi durmadan yürümek, yorulduğunuz dakikada dinlenmeden beni takip etmektir. 
Yorgunluk, her insan için tabii bir halettir. Fakat insanda yorgunluğu yenebilecek manevi bir kuvvet vardır ki, bu kuvvet yorulanları dinlendirmeden yürütür.
Sizler, yani yeni Türkiye’nin genç evlatları, yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz. Ben buraya yalnız bunu size anlatmak için gelmiş bulunuyorum. 
Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.”

 

Ve az bilinen fakat tüm Türk gençlerinin ezbere bilmesi gereken, Atatürk'ün Bursa Nutku
"Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, “Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır” demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.

 

   Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, “Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir” diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, “demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek”

 

  Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, “ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir.”

 

 İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği!"


 
 Ulu Önder Atatürk'ün ne kadar ileri görüşlü bir lider olduğunun kanıtı niteliğinde sözler bunlar.
 Cumhuriyetimizin 97. yaşını kutlarken, Cumhuriyetin ilk yıllarının bilim, sanat, üretim, adalet gibi konularda şuanki durumdan daha ileri olduğunu görüyoruz.
 Yıllar geçtikçe Türkiye Cumhuriyeti adeta tersine evriliyor. 
 Teknolojiyi, gelişimi yakalayamıyoruz. Bulunduğumuz bölgede güç sahibi olamıyoruz. Dış ilişkilerimizi oturtamıyoruz. Ekonomi bitme noktasına gelmiş, üretmiyor sadece tüketiyoruz.
 Daha bir çok sorun sayardım ama, bu kutlu günlerde içimizi karartmamıza gerek yok.
 Sözün özü, Atatürkün alıntı yaptığım sözlerinden anlaşılabileceği gibi, Atatürk kurtuluşun yükselen yeni nesilde olduğunu, ve ümidinin Gençlikte olduğunu belirtiyor.


 
 Büyüklerimizin nice hatalarla zor duruma soktuğu ülkeyi; Gençler olarak biz tekrar gelişen, hedefi muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak olan, bunu yaparken öz kültüründen uzaklaşmayan
 bir ülke haline getireceğiz.
 


 Okuyacağız, Araştıracağız, Yazacağız, Konuşacağız. Büyüklerimizin hatalarından -ki say say bitmez- ders alarak, onların yaptıklarını yapmayarak Atatürkün hedeflerine koşacağız.


 
 Atatürkçülük kavramını basitleştirmeyeceğiz. Atatürk'ün istediği gençlik, her yönden ileride olmaya çalışan gençliktir.
 Unutmayınız ki, Atatürkçülük vücuduna Atatürk'ün imzasını yapıştırıp, ağzından Atatürkü eksik etmeyip, bu ülkeye katkı sağlamadan bir ömür yaşamak değildir.
 Atatürkçülük, Atatürkün bize gösterdiği hedeflere ulaşmak için mücadele etmek, Ülkemizi canımızdan çok sevmek, ve varlığımızı Aziz Türk Milletine armağan etmektir.
 Hepimizin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun!
 Yüce Türk Ulusu, bu topraklarda Cumhuriyetinin nice 97 yıllarını kutlasın. Atasının sözünden ve gösterdiği hedeflerden şaşmasın.
 Hepimizin varlığı, Yüce Türk varlığına armağan olsun.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —