Kubilay Ersan AKKANAT

Tarih: 27.10.2020 08:49

Bilal`e anlatırcasına;

Facebook Twitter Linked-in

- Dua, islam inancına göre Allahtan bir şey için istekte bulunmaktır. Allah ile kulun kurduğu bağdır.

Fakat dua ile Allah'tan istenen şey için öncelikle kulun çaba sarf etmesi gerekmektedir.
(Dolar, dua ile düşmez, üretim ile düşer. Kulun önce üretim yapması, parasını değerli hale getirmesi gerekir. Ondan sonra duaya başvurabilir)

- Ülke genelindeki buzdolabı sayısının artması, ekonominin ilerlediğini göstermez. Teknolojinin gelişen dünyayla birlikte evlere daha kolay girmeye başladığını gösterir.
(Ekonominin ölçütü, o buzdolabına giren et, süt, yumurta gibi gıdalardır.)

- Sizden zıt görüşe sahip olan biri terörist değildir. Çomar da değildir. Bir insan kendi hür iradesiyle hükümeti veya muhalefeti destekleyebilir.

- Hükümete muhalif olmak demek, hükümetin attığı her adıma muhalif olmak değildir. Hükümetin yanlışlarını yapıcı bir dille eleştirmektir.
(Milli savunma sanayii'ndeki gelişmeler, Akdeniz politikası gibi başarılı alanlarda eleştirmenize gerek yoktur.)

- Bir siyasi parti destekçisi olmak demek, o partinin yaptığı yanlışları adeta kendi yapmışcasına savunmak demek değildir.
(Chp'nin Atatürkçü(!) destekçilerinin terör yakınlığını eleştirmemesi, Mhp'nin sözde kürdistan bayrağının havaalanına asıldığı gün ses çıkarmaması vb.)

- “Askıda ekmek" uygulaması, biz gençler tarafından "Yardıma ihtiyacı olanlara yardım" gözüyle değil, "Pasta yoksa, ekmek yesinler" olarak yorumlanmıştır.
(Zira o ekmeğe muhtaç bırakıp bırakmamak sizin elinizdeydi)

- Atatürk camiileri ahıra çevirmedi, 
(Camiiler, tüm yerleşim halkı tarafından bilindiği için, Osmanlı Döneminde de yaygın olan bir şekilde savaş için mühimmat yığınağı olarak kullanıldılar.)

- Selahattin Demirtaş adalet savunucusu değildi, Kürt halkının haklarını savunan bir siyasi kişilik de değildi.
(Selahattin Demirtaş, Kürt gençlerini pkk'ya peşkeş çeken bir siyasi partinin kurucusuydu.)

Televizyon ekranlarında küfürü sansürlemek, toplum ahlakını tamamen düzeltmez.
(Kadına şiddet sahneleri ve her önüne gelenin silah alıp birbirine ateş ettiği mafyatik diziler toplum ahlakını bozar.)

Adalet, Türkiye Cumhuriyeti Devletine bağlı Adalet Saraylarında sağlanır.
(Sosyal paylaşım sitelerinden çok tepki aldı diye tutuklayıp, sonra tekrar serbest bırakmak adalet değildir.)

Slogan atmak, milliyetçi olduğunuzu göstermez.
("Şehitler ölmez, vatan bölünmez!" sloganı attığınız bayramlardan sonra, yerlere çöp atmayarak, tükürmeyerek şehidimizin canını kattığı vatanı kirletmemek milliyetçiliktir.)

Size zıt bir görüşün kitabını okumak, sizin o görüşü desteklediğinizi göstermez.
(Nihal Atsız da, Fakir Baykurt da, Yaşar Kemal de, Nazım Hikmet de bu vatanın önemli kalemlerindendir.)

Bu yazı; Türkiye'de hiç bir şeyi değiştirmeyecek.
(Bu ve bunun gibi yazılan, yazılacak olan binlerce yazı da öyle. Türkiyeyi muasır medeniyetler seviyesine çıkartıp, Türk milletini birbirine saygı duyan, birbiriyle empati kuran
bir millet haline getirmek istiyorsak; Eğitimi düzeltmeli, Eğitimin aileden başladığının bilincine varmalı, Gençlere dinini düzgün ve eksiksiz anlatmalı, Onurlu yaşamanın "Enayilik" olmadığını,
Yerde bulunan paranın "bulanın" olmadığını ve daha bir çok şeyi kavramamız gerekiyor.

"Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizindir. Cumhuriyet'i biz kurduk, O'nu yükseltecek ve sürdürecek sizlersiniz. Herkes ulusal görevini ve sorumluluğunu bilmeli, memleket meseleleri üzerinde o düşünceyle, düşünüp çalışmayı görev edinmelidir. Kendiniz için değil, bağlı bulunduğunuz ulus için elbirliği ile çalışınız."


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —